Pinochet Anayasası Reddedildi! ||Andre FERRARİ

Views 689
Okuma Süresi2 Dakika

Mücadele Yeni Başlıyor

Plebisit zaferi yeni mücadelelere giden yolu açıyor

Andre FERRARİ
LSR, ISA Brezilya

Şili halkı 25 Ekim Pazar günü başka bir bilinç ve güç örneği gösterdi. Pinochet diktatörlüğünden miras kalan Anayasa, ülke tarihindeki en yüksek seçim katılımına sahne oldu; 7,5 milyon kişinin katıldığı bir referandumda Anayasa seçmenlerin % 78’i tarafından reddedildi.

Seçmenler ayrıca, yeni Anayasanın tamamı halk tarafından seçilen bir kurucu meclis tarafından hazırlanmasını büyük bir çoğunlukla (oyların% 79’u) kabul ederek, mevcut Parlamentonun Anayasa hazırlığına katılmasını da reddetti. Reddedilen teklif, kurucu meclisin yarısının mevcut parlamenterlerden oluşmasını gerektiriyordu.

Onaylanan öneri aynı zamanda, önemli ve benzeri görülmemiş bir başarıyı temsil eden, Nisan 2021’de seçilecek olan bu yeni kurucu organda cinsiyet eşitliğinin benimsenmesi anlamına da geliyor.

Plebisit, neoliberalizm ve devlet terörizmini birleştiren ve askeri diktatörlüğün 1990’da sona ermesinden bu yana, yani otuz yıllık, sınırlı ve halka dayamayan bir “demokrasi”nin, Pinochet’nin cani diktatörlüğünün kalıntılarını gömme mücadelesinde ileriye doğru atılmış büyük bir adım.

Bu sonuç sadece ‘Pinochetista’ (Pinochetçi) sağ kanadının yenilgisi değil. Bu aynı zamanda, diktatörlüğün sona ermesinden sonra bile, ülkedeki siyasi, ekonomik ve sosyal sistemde etkili değişiklikleri teşvik etmeyi reddeden tüm sözde “demokratik” politikacıların yüzlerine atılmış bir tokattır.

Muazzam sosyal eşitsizlik ve eğitime erişim, sağlık ve emeklilik gibi temel hakların yokluğu, Santiago metrosunun bilet fiyatlarının artmasıyla birleşince güçlü bir sosyal patlamaya neden oldu. O günden beri Şili halkı muazzam bir mücadele kararlılığıyla cesurca sokaklara döküldü.

Pazar günkü zafer, gençlerin, kadınların, Mapuche halkının ve tüm Şili işçi sınıfının kitlesel, yorulmak bilmez, kahramanca ve radikal mücadelesinin sonucudur.

Kitlesel ayaklanma, işçi sınıfının ve tüm ezilenlerin gücünü gösterdi. Bu kitlesel mücadele, Carabineros’un (Şili askeri polisi) vahşi, korkakça ve ölümcül baskısı ve binlerce aktivistin tutuklanmasıyla yüz yüze geldi. Ama Şili’de hükümeti ve yönetici sınıfı geri püskürtmeyi başardı.

Savaş yeni başlıyor

Ancak mücadele daha yeni başlıyor. Sandık, sokaklarda, işyerlerinde ve mahallelerde gerçek mücadelenin yerini tutamaz. Devlet baskısının sona ermesi, iki binden fazla siyasi tutsağın serbest bırakılması ve ölümlerinden, yaralanmalarından ve diğer sonuçlara neden olan baskının sorumlularının cezalandırılması için kitlesel seferberlik devam etmelidir.

Korkakça baskılardan doğrudan sorumlu olan kişi olarak Piñera’nın şimdi alaşağı edilmesi gerekiyor. Böylesine otoriter ve halk karşıtı bir hükümet altında gerçekten demokratik bir kurucu süreç olacağı beklenemez.

Kurucu süreçte halkın iradesini susturmak ve kontrol altına almak için yaratılan manevralara ve tuzaklara karşı mücadele de devam etmelidir. Sağcı ve muhafazakar kesimlere en ileri öneriler üzerinde veto olanağı verebilecek olan yeni kurucu tedbirlerin meclisin onaylanması için üçte ikilik şart talebi bu manevralardan biridir.

Şu anda, mahallelerde, okullarda ve işyerlerinde halk meclisleri aracılığıyla taban örgütlenmesini derinleştirmek, ihtiyaç duyulan yeni anayasa türünü ve Şili’deki mevcut siyasi ve ekonomik sistemden nasıl gerçek bir kopuşu temsil etmesi gerektiğini tartışmak gerekiyor. Nisan ayında seçilecek halk temsilcileri bu taban örgütlenmesinin, tartışmasının ve seferberliğin sonucu yapalım.

Tüm Şilililer için parasız eğitimi, sağlık ve emekliliği garanti eden bir anayasadan daha azını kabul edemeyiz. Kadınların ve yerli halkların haklarını garanti eden; çevrenin korunması için koşullar sunan; doğal kaynakları ve ekonominin kilit sektörlerini işçilerin kontrolü altına alan bir anaysa. Krizin bedelini süper zenginler ödesin ve işçilere iş, ücret ve demokrasiyi garantisi!

Anayasal sürecin başlangıcı kitlelerin mücadelesiyle sağlandı; kitlelerin mücadelesi ile bu başlangıç toplumun radikal dönüşümü için kullanılabilir. Bunun için de sosyalist ve devrimci bir alternatif inşa etmek gerekiyor.

27 EKİM 202

ISA

Previous post Polonya: Kürtaj hakkının savunulmasında kitle hareketi ||Paweł NOWAK
Next post İzmir Depremi: Egenin İki Yakasından Ortak Ses